Beni asmak kurtuluş mu?
Kör olasın demiyorum
Kör olmada gör beni…
SİZDEN GELENLER’den
ASIN BENİ
Asın beni meydanlık bir yerde: çarşı ortasında mesela... İbreti alem için olsun, din adına, insanlık namına Din adına vaazlar verilsin, birbiri ardına gelsin fetvalar.
Keskin bir satır getirsin cellat, birde Kur-an: El bassın kitaba, döksün orta yere kanını bir kafirin: satsın kararmış benliğini, yedi hurili bir cennet uğruna.
Tanrılardan ateşi çalan bir yobaz olmalı: tutuşturup attığı için cehalet meşalesini aydın-lığın üzerine, yanar durur karanlık alevlerde ateşe semah dönen canlar...
Yandık Asıldık Basıldık mabetlerimizde. Ne bahar ne de mevsim dinledi cellat. Kastedilen bilgelik bu değildi: Biz, Yaradan ı sevmiş olamayız yobazdan ötürü Biz, Yaradan ı da eli kanlı bilmezdik: Yaradan’ın da mayasıyla oynamadıysa yaradılan
Asın beni biraz da bu yüzden. Kurşuna dizeceğim yoksa cehaleti, Hak için Hakk-ı yakanları, mürekkebinde boğacağım kalemimin... Asın beni bir an önce Asın Asın yoksa kararacak ak nasırı ellerimin ..
Günay AKTÜRK
|